Annenize geçmiş olsun. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir ve tüm kanserlerin dörtte birinden fazlasını oluşturmaktadır. Her 8 kadından birinde ise, yaşamının herhangi bir zaman diliminde, meme kanseri geliştiği bilinmektedir. Meme kanseri kadınlarda sıktır. Otuz yaşın altında meme kanseri gelişme olasılığı her 2,500 kadında bir iken, bu oran 40-59 yaş arası 24 kadından birine ve 60-79 yaş arası ise her 13 kadından birine yükselmektedir. Meme kanserlerinin sadece % 8’i kalıtsaldır. Kalıtım açısından riskli kadınlarda BRCA 1 ve BRCA 2, PTEN, p53, AT ve HNPCC genlerindeki değişiklikler araştırılabilir. İlk adetin 13 yaşın altında görülmesi, 51 yaşın üzerinde menopoza girilmesi, beş senenin üzerinde sürdürülen hormon tedavisi (HRT), projesteron ve östrojeni birlikte içeren ilaçlar tek başına östrojen içerenlere göre daha risklidir. Kadının doğum yapmaması, ilk gebeliğin 30 yaş sonrası gerçekleşmesi, menopoz sonrasında kilo alınması (düzenli olarak spor yapmak meme kanseri riskini azaltır), düzenli alkol kullanımı, daha önce yapılan meme biyopsisinde atipik hiperplazi veya in situ lobüler karsinom bulunması, ergenlik yaş döneminde radyoterapi (ışın tedavisi) görmek, 30 yaş öncesi meme dokusuna radyoterapi uygulanması gibi nedenler meme kanserine yakalanma riskini arttırır.
Annenizin meme kanseri durumunda farklı bir organda sıçrama yoksa sadece sağ meme üst dış bölümünün alınması yeterli olacaktır. Burada yaklaşım cerrahi olarak tüm kanserli dokuyu çıkartmak ve geriye kanserli doku kalmadığı onayının ameliyathanede hazır bulunan Patoloji Uzmanı’ndan teyidini almaktır. Bu durumda ek olarak meme kanserinde en sık sıçrama bölgesi olan koltukaltı lenf bezlerinde bir sıçrama (metastaz) olup olmadığını kesinleştirmek için birinci teknik lenf damarlarına metilen mavisi adını verdiğimiz mavi boya verilmesidir. Koltukaltındaki bu boya ile boyanan lenf bezlerinden bir örnek alınır ve kanser hücresi araştırılır. Ameliyathanede bulunan Patoloji Uzmanı lenf bezinde metastaz var derse, koltukaltındaki lenf bezleri alınır yoksa koltukaltı lenf bezleri yerinde bırakılarak ameliyat sonlandırılır. Meme kanserinin koltukaltı lenf bezlerine sıçrama yapıp yapmadığını anlamak için ikinci teknik ise ameliyat öncesinde tümörlü doku üzerinde radyoaktif madde vererek, ameliyat sırasında Gama prob adını verdiğimiz bir radyoaktif sayaç yardımı ile radyoaktif aktivitenin ölçülmesi ve radyoaktif aktivitenin yüksek olduğu lenf bezinden alınan lenf bezi örneğinin ameliyathanede hazır bulunan Patoloji Uzmanı tarafından değerlendirilmesidir. Ameliyathanede bulunan Patoloji Uzmanı lenf bezinde metastaz var derse, koltukaltındaki lenf bezleri alınır yoksa koltukaltı lenf bezleri yerinde bırakılarak ameliyat sonlandırılır.
Saygılarımla,
Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Profesörü
Prof.Dr. Korhan TAVİLOĞLU - Genel Cerrah
DrTaviloglu.Tv
Genel Cerrahi Forumları - Prof. Dr. Korhan Taviloğlu - Hastalar İçin Genel Cerrahi Kaynağı