Size geçmiş olsun. Yazdıklarınızdan sağ memenizde üç adet kitle belirlendiği ve size ameliyat önerildiğini ve Eylül ayı ortasında konuyu ailenize açıp, ardından ameliyat düşüneceğinizi belirtiyorsunuz.
Meme kitleleri iyi huylu (selim) veya kötü huylu (habis) olabilirler. Memede iyi huylu kitleler: 1. Kistik Hastalık (Fibrokistik meme hastalığı): Kadınlarda en çok görülen meme kitlesi sebebidir. Bu kistlerin içleri sıvı dolu olup adet öncesi dönemde sıvı miktarı artar, memede gerginlik ağrı ve hassasiyet ortaya çıkar. Her iki memede de yaygın olup büyüdüklerinde yuvarlak düzgün hareketli sertçe kitleler halinde ele gelirler. Genellikle menopozdan sonra kaybolmaya başlarlar. 2. Yağ bezeleri (lipomlar): Değişik büyüklükte tek, ağrısız, yuvarlak değişik büyüklükte meme kitleleridir. İçerisinde yağ dokusu bulunur. Vücudun meme dışında birçok yerinde de görülebilirler. 3. Fibroadenomlar: Daha çok gençlerde görülen, genellikle tek, yuvarlak, oval, sert, hareketli, çoğu zaman ağrısız iyi huylu meme kitleleridir. Çoğunlukla tesadüfen fark edilirler. 4. Papilloma ( intraduktal papilloma): Meme başı arkasındaki ana süt kanalı duvarında gelişen siğil benzeri yapılardır. Meme başından kanlı bir akıntıya neden olurlar. Memenin kötü huylu (habis) tümörleri başlıca üç bölgesinden gelişebilir. 1. Meme kanalı kanserleri: En sık olan habis meme tümörü tipidir. 2. Meme bezi kanserleri: Bu kanser türü meme bezinin kendisinden kaynaklanan ve lobüler kanser adı verilen kanser tipidir. 3. Ara dokuların habis tümörleri: En nadir olan meme kanseri türüdür ve bez ile kanlarlının arasındaki bölümden kaynaklanırlar. Meme kitleleri başlıca ikiye ayrılır. İlki elle fark edilebilen kitlelerdir. İkincisi ise elle fark edilmeyen ve sadece görüntüleme yöntemleri ile belirlenebilen tümör tipleridir. Burada şu yöntemlerden yararlanılır. 1. Meme ultrasonu: Özellikle kistleri, katı (solid) kitlelerden ayırt etmekte faydalıdır. 2. Mamografi: Elle hissedilemeyen çok küçük kitlelerin bile görülmesini sağlar. Özellikle 40-50 yaşından itibaren düzenli aralıklarla yapılması tavsiye edilmektedir. 3. İğne biyopsisi: Kitle içerisinden hücre örneği alarak mikroskop altında inceleme amacıyla yapılır. Özellikle elle hissedilebilen kitlelerde önem kazanır.
Meme kitlelerin değerlendirilmesinde: 1. Elle muayene: Kişinin kendi kendini veya hekim tarafından yapılan elle muayenedir. 2. İğne ile sıvı örneği alınması: Hekim tarafından yapılır. Memedeki kitle içine enjektörle girilir ve eğer sıvı varsa enjektör içine çekilir. Bu yötemle kitlenin kist veya katı olup olmadığı tesbit edilmiş olur. Aynı zamanda alınan sıvı patolojik incelemeye gönderilir. Kistik kitleler bu yöntemle boşalırlar ve aynı zamanda tedavi edilmiş olunurlar. 3. İnce iğne aspirasyon biyopsisi: Katı (solid) kitle varlığında uygulanır. Enjektöre hücre emilir, bu hücreler cam üzerine püskürtülüp patoloji uzmanı tarafından incelenir. İşlem direkt olarak hissedilen kitleden veya ultrasonografi eşliğinde yapılabilir. 4. Ultrasonografi: Memenin ses dalgaları ile incelenmesini sağlar. Memedeki kitleleri, kitlenin kistik veya katı olup olmadığını belirlemede faydalıdır. 5. Mamografi: Memenin röntgen ile incelenmesidir. Erken dönemde meme kitlelerinin tanısını sağlar. Kitlenin iyi veya kötü huylu olduğunu belirleyebilir. Bazen kitle ele gelmeden tanı koydurabilir. 6. Biyopsi: Kitlenin lokal veya genel anestezi ile cerrahi olarak çıkartılmasıdır. Kitle tamamen (eksizyonel) veya kısmen (insizyonel) olarak çıkartılıp patolojik incelemeye gönderilir. Memede kitle tespit edildiği zaman Genel Cerrahi Uzmanı’na başvurmak gerekir ve cerrah bu yöntemlerin bir veya birkaçını uygulayarak kitleyi incelemeye alır ve kesin tanıya varılır. Ben sizin yerinizde olsam cesaretimi toplar ve Eylül ayı ortasına dek vakit kaybetmezdim.
Saygılarımla,
Prof. Dr. Korhan Taviloglu
Genel Cerrahi Uzmani
|